Datça YarımadasıDatça ilçesi, Muğla ilinin Gökova Körfezi ile Hisarönü Körfezi arasında, Ege denizi ve Akdeniz kıyısının kesiştiği noktada yer alan küçük ve şirin bir yarımadanın Datça Liman Manzarasıortasındadır.
Marmaris’ten sizi Datça’ya ulaştıracak yola saptığınızda, 67 km kıvrılarak devam eden bir yoldan doğanın güzelliği ve mis kokuları arasından geçerek varacaksınız. Datça’ya ulaştığınızda ise sizi temiz havası, masmavi denizi, turistik tesisleri, insanlarının sıcaklığı ve misafirperverliği başta olmak üzere, tarihin gölgesini her bölgesinde hissedeceğiniz bir belde karşılayacaktır. Datça, ülkemiz genelinde doğanın hakimiyetinin hissedildiği oksijenin bol olduğu, sizlere stresten uzak bir yaşamı sunabilen nadir beldelerden bir tanesidir.
Tarihte de yer aldığı gibi, Datça yarımadası'nın havasının insanları iyileştirdiğine dair rivayetler olduğu gibi günümüzde de kalp, tansiyon, astım ve romatizma hastalarının vakit geçirmek isteyeceği ideal bir yerdir.

Datça ilçesinin toplam nüfusu 15 bin 901 olup bu rakamın bir kısmı merkezinde yaşamaktadır. DatçaTipik Akdeniz iklimine sahip Datça, ılıman iklimi nedeni ile uzun bir tatil dönemine sahiptir. Bu nedenle oldukça tercih edilen bir liman kentidir. Yurdumuzun büyük bölümü soğuk havanın etkisi altında iken bile Datça'da güneşin yüzünü kış aylarında da görebiliriz.
Datça Anadolu'nun güney batısında, Gökova ve Hisarönü körfezleri arasında, birbirinden güzel koyları ve plajları, adeta akvaryum gibi tertemiz denizi, köklü tarihi, bozulmamış doğası, zengin flora ve faunası, oksijeni bol, nem oranı düşük, ılık iklimi ile Akdeniz ve Ege'nin buluştuğu bir cennet olarak tanımlanabilir. Yazları ortalama sıcaklık 32 derece ve üzeri olmasına rağmen nem oranı ise % 35-60 arasında seyreder. Kuzeyden esen hafif rüzgar bunaltıcı sıcağı ve nemi yok eder.
Senenin 300 gününü güneşli, kasvetsiz ve sıcak geçiren Datça bu özelliği ile de tercih sebebidir.

Kış aylarında sıcaklık 12-14 derece arasındadır. Halikarnas balıkçısı Cevat Şakir söylemi ile Datça havası: "İklim tam insan boyundadır. Sıcağı da soğuğu da, insan tahammülünü aşmaz. İklimi paltoyla, sobayla yada yelpazeyle düzeltmeye gerek yoktur." Rutubet olmayan havası sayesinde rahatlıkla yaz aylarının dışında kış aylarında da yaşanabilecek güzel bir kenttir.

Döneminin önemli liman kentlerinden biri olan Knidos'un tarihi ve kültürel zenginliği üzerine kurulu Datça, burada yaşayan Anadolu uygarlıklarının vazgeçilmezlerinden Knidos Antik Kentibiri olmuştur. Karyalılar, Dorlar, Persler, Atinalılar, Romalılar, Germiyanoğulları ve son olarak Osmanlı İmparatorluğu bu güzel yarımada'nın tarihsel birikimine katkı sağlamış.

Datça yarımadasındaki buluntuların tarihi M.Ö 2000'lere kadar dayanır. Bilinen ilk yerli halk Karlardır. En parlak dönem Dorlar döneminde yaşanmıştır. Son Osmanlı Padişahlarından olan Sultan Reşat döneminde Datça Adı "Reşadiye "olarak değiştirilmiştir. Cumhuriyet'te ise tekrar "Datça" adı verilmiştir. 1047 yılında ise merkez, bugünkü yeri olan İskele Mahallesine taşınmış.
Bu kadar köklü bir tarih geçmişi bulunan bu yarımada günümüzde pek çok uygarlığın kalıntılarına ev sahipliği yapmaktadır. Deyim yerindeyse tarihin tozlu sayfalarında gezinti yapmak isteyen meraklılar için Datça yarımadası uygun bir bölgedir.

Datça'nın bitki zenginliği antik çağlardan beri biliniyor. Datça YarımadasıKnidos’un bir tıp merkezi olmasında bitki zenginliğinin önemli bir rol oynadığı açıktır. İklim özellikleri Flora zenginliğinin başlıca nedeni olarak görülebilir. Datça florası diye düşünüldüğünde akla öncelik sırada badem geliyor. İlkbahar mevsiminin çağla bademi veya sonrasındaki badem içi düşünülsün fark etmiyor. Datça yöresinde yetişen badem türleri acı badem, nurlu badem ve tatlı badem dir. Bademin ardından adaçayı, narpız, biberiye, dağ nanesi, zeytin, kekik gibi sağlık açısından da önemsediğimiz bitkileri bünyesinde bulunduruyor.
İlçede sanayi tesisleri bulunmadığından, sadece imalathanelerde zeytinyağı üretilmektedir.

20 yıl öncesine kadar datçanın geçim kaynağı sadece tarım ile sınırlı Datça Mavi Tur
iken şuan ulaşımın kolaylaşması sebebiyle turizmde de oldukça önemli bir yerdedir. Turizmin öneminin artması ile ilçede konaklama imkânını arttıran tesislerin sayısı yıldan yıla hızla arttığı gözlenmektedir.
Datça Yarımadası, Bodrum ve Marmaris’ten "Mavi Yolculuk" düzenleyen tekneler için oldukça önemli bir güzergah olmaktadır.

Tatilinizi Datça da geçirmek istiyorsanız birbirinden eşsiz koylarını gezmeyi ihmal etmeyin. Merkezden kalkan dolmuşlarla koyları ve knidosu ziyaret edebilirsiniz. Hem kara yolunu kullanarak hem deniz yolu ile limandan tur teknelerin düzenlediği günübirlik deniz turlarına katılarak datçayı gezebilir ve nefesinizi kesecek güzellikte manzaraları keşfedebilirsiniz. Ayrıca Datçalılar tarafından da bilinen ‘üç B’ oldukça ünlüdür. 3 B yani Bal, Badem ve Balık, bunları Datça da tatmadan tatilinizi sonlandırmamanız tavsiyemiz olur.

1 Eylül Barış günü Datça’da daha bir başka kutlanıyor. Datça ile Datça KoylarıSimi adasının belediyelerinin düzenlemesi ile karşılıklı sahillerden denize giren yüzücüler Datça ve Simi'ye yüzüyorlar. Barış ve dostluk amaçlı Sirtaki ve zeybek oynuyorlar. Değişik tarihlerde; Reşadiye keşkek günü, sinema festivali, briç festivali, uçurtma şenliği, resim şenliği gibi daha pek çok etkinlik düzenleniyor. Yılın hangi zamanında geleceğinizin bir önemi yok çünkü Datça’da bolca etkinlik mevcut. Burada güzel vakit geçirmek için pek çok alternatifiniz bulunuyor. Trekking; kır yürüyüşleri yapabilir , dalış  veya pek çok su sporu ile ilgilenebilirsiniz.


Ünlü Yunan filosof Strabon’ un belirttiği ‘Tanrı uzun yaşamasını istediği kulları Datça Yarımadası'na bırakırmış’

Datça Resimleri için tıklayınız.